ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimin 21. gününde, bölgeden peş peşe çarpıcı haberler gelmeye devam ediyor. Diplomatik manevralar, askeri sevkiyatlar ve karşılıklı saldırılarla dolu bu süreçte, dünya kamuoyu gelişmeleri yakından takip ediyor. İşte çatışmanın bu kritik aşamasındaki son dakika detayları…
Askeri Sevkiyatlar ve Bölgedeki İnsan Kaybı
Associated Press’in (AP), kimliği açıklanmayan bir ABD’li yetkiliye dayandırdığı bilgilerine göre, San Diego’dan yola çıkan USS Boxer ve ona eşlik eden iki amfibi saldırı gemisinin, yaklaşık 2 bin 500 deniz piyadesiyle birlikte Orta Doğu’ya konuşlandırılması bekleniyor. Bu sevkiyat, bölgedeki askeri varlığın güçlendirileceğine işaret ediyor.
Öte yandan, Lübnan’da 2 Mart’tan bu yana devam eden İsrail saldırılarında hayatını kaybeden sivil sayısı ciddi bir artış gösterdi. Son 24 saatte 20 kişinin daha yaşamını yitirmesiyle, toplam can kaybı 1021’e yükseldi.
İran’dan Diplomatik ve Askeri Açıklamalar
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, bölgesel gerilime dair önemli bir açıklama yaparak, “Komşu ülkelerle savaş peşinde değiliz. Onlar bizim kardeşlerimizdir. Bu anlaşmazlığı düşmanlar başlattı. ABD, dünyaya İran’ın nükleer silah peşinde olduğu ve toplu katliam başlatmak istediği yönünde algı oluşturuyor” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, İran’ın bölgedeki pozisyonunu netleştirmeye yönelik bir adım olarak değerlendirildi.
İran dini lideri Mücteba Hamaney ise, ülkesiyle iyi ilişkilere sahip Türkiye ve Umman’a yönelik iddia edilen saldırıların arkasında Siyonist düşmanın olduğunu öne sürdü. Hamaney, “Bizimle iyi ilişkilere sahip olan Türkiye ve Umman’a yönelik saldırılar kesinlikle İran Silahlı Kuvvetleri ya da direniş cephesine bağlı unsurlar tarafından yapılmamıştır. Bu, Siyonist düşmanın İran ile komşuları arasında ayrılık oluşturmak amacıyla başvurduğu bir sahte bayrak girişimidir. Benzer durumlar başka ülkelerde de yaşanabilir” şeklinde konuştu.
İran Devrim Muhafızları da son yayınladıkları videoda, ABD ve İsrail hedeflerine yönelik misilleme saldırılarını sürdürdüklerini bildirdi. Yapılan açıklamada, “Mübarek Ramazan ayının son cuma sabahında ABD ve İsrail’i doğrudan hedef aldık. Devrim Muhafızları sözcüsü Ali Muhammed Naini anısına, Amerikan üslerindeki askerlere ve radar ekipmanlarına, füzeler ve insansız hava araçlarıyla saldırdık” denildi.
İran Meclis Başkanı Kalibaf, X sosyal medya platformundaki paylaşımında, bir F-35 savaş uçağının vurulmasının, ABD ordusunun “yenilmezlik” ve kibir iddialarının çöküşünü simgelediğini belirtti. Kalibaf, bu olayın, algılanan düzen açısından savaşta büyük bir kırılmaya işaret ettiğini vurguladı.
Ancak, İran devlet televizyonu tarafından yapılan bir duyuruda, İran Devrim Muhafızları sözcüsü Ali Muhammed Naeini’nin ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybettiği bildirildi.
Karşılıklı Saldırılar ve Hasarlar
İran’ın misillemesi sonucu Hayfa kentinde önemli hedefler vuruldu. Dün gerçekleştirilen saldırıda bir konteyner terminalinin isabet aldığı ve büyük bir yangın çıktığı açıklandı. İsrail İtfaiyesi’nden yapılan bilgilendirmeye göre:
- İran füzelerinden düşen parçalar terminalde yangına neden oldu.
- Yangından en az 15 konteyner ile bazı inşaat ekipmanları etkilendi.
- Şu ana kadar olayda herhangi bir yaralanma bildirilmedi.
- Yangın söndürme çalışmaları devam etmekte olup, gece geç saatlerde tamamen kontrol altına alınması bekleniyor.
Aynı füze saldırısı sonrası Hayfa’daki petrol tesisinden yoğun dumanlar yükselmiş ve bölgede kısa süreli bir elektrik kesintisi yaşanmıştı. Petrokimya tesisleri, petrol rafinerileri ve elektrik santrallerinin bulunduğu bu stratejik bölgeden güçlü patlama sesleri duyulduğu belirtildi.
İsrail Savunma Bakanlığı, İran’ın son 24 saat içinde düzenlediği saldırılarda toplam 150 kişinin yaralandığını bildirdi. Kiryat Şmona’daki saldırılarda ise 2 kişinin durumunun ağır olduğu aktarıldı.
İran’ın misillemesinde ateşlenen füzelerden biri, İsrail’in Rehovot kentinde bir eve isabet etti. Yedioth Ahronot gazetesinin haberine göre, Rehovot caddelerine şarapnel parçaları düştü. İsrail basınından i24 News ise bu saldırıda 8 kişinin yaralandığını kaydetti.
İran’ın misillemeleri sonrasında, Tel Aviv başta olmak üzere İsrail’in birçok noktasında siren sesleri duyuldu ve vatandaşlar sığınaklara yönlendirildi.
İsrailli yetkililer, Hayfa’nın kuzeyindeki Bazan Petrol Rafinerisi’nde ek hasar tespit edildiğini ve onarımın birkaç gün süreceğini açıkladı. Hasarın, “rafinerinin faaliyetleri için hayati öneme sahip dış altyapıyı” etkilediği belirtilirken, üretimin büyük kısmının aktif olduğu, geri kalanının ise yeniden başlatılma sürecinde olduğu ifade edildi. Bu saldırıda herhangi bir yaralanma olmadığı bildirildi.
İsrail ordusu, son açıklamasında İran’a yeni saldırılar başlattığını duyurarak özellikle Nur kentine işaret etti.
Diplomatik Arenada Tansiyon ve ABD’nin Yeni Planları
ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından NATO’ya yönelik sert ifadeler kullandı. Trump, paylaşımında şu açıklamaları yaptı:
“ABD olmadan NATO kağıttan bir kaplan! Nükleer güç üreten İran’ı durdurma mücadelesine katılmak istemediler. Artık askeri olarak zafer kazanmış ve kendileri için çok az tehlike kalmışken, ödemek zorunda kaldıkları yüksek petrol fiyatlarından şikayet ediyorlar. Ancak yüksek petrol fiyatlarının tek nedeni olan basit bir askeri manevra olan Hürmüz Boğazı’nın açılmasına yardım etmek istemiyorlar. Çok az riskle kolayca yapılabilir. Korkaklar ve bunu unutmayacağız”
İsviçre hükümeti, tarafsızlık ilkesini gerekçe göstererek ABD’ye silah ihracatı için lisans verilmeyeceğini açıkladı. Bu karar, ABD’nin İran ile olan çatışmaya dahil olması nedeniyle alındı. Hükümet açıklamasında, “İran ile uluslararası silahlı çatışmaya dahil olan ülkelere savaş malzemesi ihracatı, çatışma süresince onaylanamaz. ABD’ye savaş malzemesi ihracatı şu anda onaylanamaz” denildi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İngiltere’nin ABD’ye askeri üs sağlamasını sert bir dille eleştirdi. Arakçi, bu durumu “İran’a karşı saldırıya katılım” olarak değerlendireceklerini ve “ülkenin egemenliğini ve bağımsızlığını savunma hakkını saklı tuttuklarını” bildirdi. Bakan, İngiliz mevkidaşına, “İngiltere ve bazı Avrupa ülkelerinin bu açık saldırganlığa karşı olumsuz ve taraflı yaklaşımını” eleştirerek, bu durumun “uluslararası hukuku ihlal ettiğini” vurguladı.
İsrail’in Rusya Büyükelçisi Oded Joseph, Lübnan’da Rus basınından Russia Today ekibine yönelik İsrail hava saldırısı nedeniyle Moskova’daki Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı.
İsrail’de ise Demir Kubbe hava savunma sistemine ait gizli bilgileri İran istihbaratına sızdırmakla suçlanan bir yedek asker gözaltına alındı.
Hürmüz Boğazı ve Hark Adası: Stratejik Bir Hamle Mi?
ABD merkezli Axios’un, isimleri açıklanmayan dört kaynağa dayandırdığı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump, İran’ı Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaya zorlamak amacıyla İran’a ait “Yasak Ada” olarak bilinen Hark Adası’nı işgal etme veya abluka altına alma seçeneklerini ciddi şekilde değerlendiriyor.
- Neden Hark Adası? İran’ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ının gerçekleştirildiği stratejik bir merkez olması.
- Saldırı Hedefleri: Olası ABD ve İsrail saldırılarının askeri tesisleri hedef alacağı belirtiliyor.
- Olası Risk: Bir kara harekatının ABD askerlerini İran’ın doğrudan saldırı menziline sokacağı vurgulanıyor.
Kaynaklardan biri Axios’a yaptığı açıklamada, “İran’ı saldırılarla biraz daha zayıflatmak için yaklaşık bir aya ihtiyacımız var. Ardından adayı ele geçirip onları köşeye sıkıştırarak bunu müzakerelerde koz olarak kullanacağız” ifadelerini kullandı.
ABD ordusunun, İran’la yaşanan çatışmalar kapsamında bölgeye ek asker konuşlandırılmasını halihazırda onayladığı aktarıldı. Trump yönetiminden üst düzey bir yetkili ise, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik planlara ilişkin olarak, “Eğer Trump kıyıdan bir işgal kararı alırsa bu gerçekleşir. Ancak henüz böyle bir karar verilmiş değil” şeklinde konuştu.


