Dijital iletişim platformlarının hukuki süreçlerdeki önemi her geçen gün artıyor. Yüksek yargıdan gelen yeni bir emsal karar, WhatsApp yazışmalarının alacak davalarında delil olarak kabul edilebileceğinin altını çizdi. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, iki taraf arasındaki borcun Türk lirası mı yoksa altın cinsinden mi olduğuna dair süren bir anlaşmazlıkta, ilk derece mahkemesinin WhatsApp kayıtlarını delil kabul ederek verdiği kararı onayladı.
Kararın Detayları: Ne Oldu?
Dava konusu, iki kişi arasındaki borcun mahiyeti üzerine yoğunlaşıyordu. Alacaklı taraf, borcun altın bazında geri ödenmesi gerektiğini iddia ederken, borçlu taraf ise Türk lirası olarak anlaşma yapıldığını savunuyordu. Bu karmaşık durumda, yerel mahkeme taraflar arasındaki WhatsApp mesajlaşmalarını inceleyerek bir karara varmış ve bu yazışmaları davanın seyrinde önemli bir delil olarak değerlendirmişti.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Yerel mahkemenin bu kararına itiraz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’ne taşındı. Yargıtay, titiz bir inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin WhatsApp yazışmalarını delil olarak kabul etme ve bu yazışmalara dayanarak hüküm kurma eylemini hukuka uygun bulduğunu açıkladı. Bu karar, modern iletişim araçlarının hukuki delil statüsüne sahip olabileceği yönündeki eğilimi pekiştirdi.
Bu Karar Neden Önemli?
Yargıtay’ın bu onayı, özellikle dijital çağda sıkça kullanılan WhatsApp gibi mesajlaşma uygulamalarının, ticari veya kişisel borç ilişkilerinde ortaya çıkan anlaşmazlıklarda somut birer delil olarak sunulmasının önünü açıyor. Karar, taraflar arasındaki sözlü anlaşmaların veya taahhütlerin dijital yazışmalarla desteklenmesi durumunda, bu kayıtların mahkemeler tarafından geçerli ve bağlayıcı birer kanıt olarak değerlendirilebileceğini gösteriyor.
Bu gelişme, borç-alacak ilişkisi içerisinde olan kişilerin dijital yazışmalarına daha dikkatli yaklaşmaları gerektiği ve bu tür kayıtların ileride karşılaşılabilecek hukuki sorunlarda birer kanıt niteliği taşıyabileceği konusunda önemli bir uyarı niteliğindedir. Anadolu Ajansı (AA) kaynaklı 22 Mart 2026 tarihli habere göre, bu emsal kararla hukuk sistemi teknolojik ilerlemelerle daha da entegre olmaya devam ediyor.




