Hayatının büyük bir bölümünü yoksulluk ve zorluklarla geçirmesine rağmen, Anadolu’nun derin seslerinden biri olarak kabul edilen usta halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu, sazından yükselen notalar ve sözlerinden süzülen anlamlarla topluma ilham kaynağı olmuştur. Tüm yaşamı boyunca karşılaştığı engellere rağmen, insan sevgisini, hoşgörüyü ve birliği dizelerine işleyerek Türk kültürüne silinmez bir miras bırakmıştır.
Kimdir Aşık Veysel Şatıroğlu?
Unutulmaz sanatçı, Gülizar ve Ahmet Şatıroğlu çiftinin evladı olarak, 25 Ekim 1894 tarihinde Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya gelmiştir. Kökeni Horasan Türkmenlerine dayanan ve aşıklık geleneğinin önemli temsilcilerinden biri olan Şatıroğlu, ömrünün büyük kısmını doğduğu bu köyde, çetin yaşam koşulları altında geçirmiştir.
Çocukluğu ve Görme Yetisini Kaybı
Aşık Veysel’in çocukluk yılları trajedilerle dolu geçmiştir. İki kız kardeşi çiçek hastalığına yakalanarak yaşamını yitirmiş, kendisi de aynı amansız hastalık sebebiyle 7 yaşında sol gözünü kaybetmiştir. Halk ozanı, bir gün babasının inek sağdığı sırada, ani bir hareketle ürken öküzün boynuzunun sağ gözüne isabet etmesiyle tamamen görme engelli olmuştur. Geçimini zorlukla sağlayan ailesi, Aşık Veysel’in gözlerini tedavi ettirme imkanına sahip olamamıştır.
Felsefesi ve Doğa Bakışı
Kendi iç dünyasında eşyalara ve insanlara bakış açısını, 1969 yılında Erdoğan Alkan ile gerçekleştirdiği röportajda şu sözlerle ifade etmiştir:
“Kendi dünyanda eşyaya ve insana bir şekil veriyor musun?” sorusuna şöyle yanıt vermişti: “Veremiyorum. Sebebi ise? Aşık Hüseyin şöyle demiş, ‘İnsan kısım kısım, yer damar damar. İnsanların hepsi bir renkte, bir ölçüde değil ki ona göre bir karara varayım’.”
Sanatçı, toprağa ve doğaya olan derin bağlılığını ve vefa duygusunu ise şu dizelerle dile getirmiştir:
“Ben öldükten sonra üzerimde otlar bitsin, çiçekler açsın, taş kapatır, çimento kapatır, hiç kimse istifade edemez. Yalnız benim toprağım da milletime hizmet etsin. Oradaki biten otlardan koyun yesin, et olsun. Kuzu yesin, süt olsun. Arı yesin, arı götürsün, bal olsun. Ben orada taşın altında yatmakla bir istifadem yok. Düşüncem bu.”
Müzikle Tanışması ve Sanatsal Yolculuğu
Emlek yöresinin aşıklık geleneğiyle bilinen Sivrialan köyüne sıkça gelen halk ozanları, sohbetler düzenler ve cem yaparlardı. Çocukluk çağında bu meclislere katılan Şatıroğlu, ustaların deyişlerini dinleyerek ve bilgilerinden yararlanarak müziğe ilk adımlarını atmıştır. Şiire, saza ve söze olan merakını fark eden babası Ahmet Şatıroğlu, Aşık Veysel’e özel bir bağlama yaptırmıştır.
Aşık Veysel, babasının desteğiyle ilk saz derslerini köyün usta isimleri Çamşıhlı Ali ve Molla Hüseyin’den almıştır. Bağlama çalma yeteneğini her geçen gün geliştiren sanatçı, şu usta ozanların eserlerini başarıyla yorumlamıştır:
- Pir Sultan Abdal
- Karacaoğlan
- Yunus Emre
- Aşık Agahi
Evlilikleri ve Aile Hayatı
Aşık Veysel’in yaşamı kişisel acılarla da sınanmıştır:
- İlk evliliğini 1919‘da Esma Hanım ile yapmıştır. Bu birliktelikten bir kızı ve bir oğlu olmuştur. Ne yazık ki, oğlu henüz 10 günlükken, kızı ise 2 yaşındayken yaşamını yitirmiştir. Kızı henüz 6 aylıkken eşi Esma Hanım tarafından terk edilmiştir.
- Annesi Gülizar Hanım Şubat 1921‘de, babası Ahmet Şatıroğlu ise annesinden 8 ay sonra vefat etmiştir.
- Bir süre Sivas Zara çevresindeki köylerde 3 ay kadar kalan ozan, 1928‘de Hafik ilçesi Karayaprak köyündeki Yalıncak Baba Tekkesi’nde temizlik işleriyle uğraşan Gülizar Hanım ile evlenmiştir.
İkinci evliliğinden dünyaya gelen çocukları ise şunlardır:
| Çocuğun Adı | Anne Adı | Yaşam Durumu/Bilgi |
|---|---|---|
| Zöhre | Gülizar Hanım | 2020 yılında 85 yaşında vefat etti. |
| Ahmet | Gülizar Hanım | 2018 yılında 84 yaşında vefat etti. |
| Hüseyin | Gülizar Hanım | Birkaç aylıkken hayatını kaybetti. |
| Menekşe | Gülizar Hanım | (Bilgi yok) |
| Bahri | Gülizar Hanım | 2021 yılında vefat etti. |
| Zekine | Gülizar Hanım | (Bilgi yok) |
| Hayriye | Gülizar Hanım | (Bilgi yok) |
Eserleri ve Ülke Çapında Tanınması
Aşıklık geleneğinin köşe taşlarından biri olan Aşık Veysel, Türk müziğine ölümsüz eserler kazandırmıştır. En bilinenleri arasında şunlar yer alır:
- “Uzun İnce Bir Yoldayım”
- “Dostlar Beni Hatırlasın”
- “Güzelliğin On Para Etmez”
- “Atatürk’e Ağıt”
- “Beni Hor Görme”
- “Beş Günlük Dünya”
- “Derdimi Dökersem Derin Dereye”
- “Kahpe Felek”
- “Kara Toprak”
Ozanın kariyerindeki dönüm noktalarından biri, Sivas’ta öğretmenlik ve Milli Eğitim Müdürlüğü yapmış şair ve oyun yazarı Ahmet Kutsi Tecer’in 1931 yılında düzenlediği “Sivas Halk Şairleri Bayramı” olmuştur. Bu etkinlikteki yarışmada birinci gelerek dikkatleri üzerine çekmiştir.
1933 yılına kadar usta ozanların şiirlerini yorumlayan sanatçı, bu tarihten sonra kendi kaleme aldığı şiirleri besteleyerek geniş kitlelerin beğenisine sunmuştur. Cumhuriyet’in 10. yılı için yazdığı ve “Atatürk’tür Türkiye’nin ihyası/Kurtardı vatanı düşmanımızdan” dizeleriyle başlayan destanının yayımlanması ve Sivas Aşıklar Bayramı’ndaki başarısı, Aşık Veysel’in ününü artırmıştır. Şiirini bizzat Atatürk’e okuma arzusuyla bir arkadaşıyla birlikte 3 ay yürüyerek Ankara’ya ulaşmış, Hakimiyeti Milliye Gazetesi’ne gitmiş ancak Mustafa Kemal Atatürk ile görüşme fırsatı bulamamıştır.
1933‘ten itibaren Cört İbrahim ile Türkiye’yi diyar diyar dolaşmaya başlayan Veysel, bu yolculuklarına 1940‘a kadar devam etmiştir. Cört İbrahim’in yerine daha sonra oğlu küçük Veysel geçmiştir. Bir süre İstanbul’a giderek plak dolduran ozan, radyo konserleriyle de dinleyicileriyle buluşmuştur. Oğlu Hüseyin’in vefatının ardından diğer oğlu Ahmet ile önce Erzurum’u, ardından Erzincan, Malatya, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Ankara’yı gezmiştir.
Köy Enstitüleri ve Toplumsal Katkıları
Aşık Veysel, Türkiye’nin eğitim tarihinde önemli bir yer tutan Köy Enstitülerinde de görev almıştır:
- 1941: Adapazarı Arifiye Köy Enstitüsü
- 1942: Hasanoğlan Köy Enstitüsü
- 1943: Eskişehir Çifteler Köy Enstitüsü
- 1944: Kastamonu Gölköy Enstitüsü
- 1945: Yıldızeli Pamukpınar Köy Enstitüsü
- 1946: Samsun Ladik Akpınar Köy Enstitüsü
Şatıroğlu, “Toprak” adlı ölümsüz eserini Çifteler Köy Enstitüsünde kaleme almış ve türkü formunda bestelemiştir. Balıkesir, Erzurum, Malatya, Kırklareli ve Adana’daki köy enstitülerinde de konserler vererek binlerce genci bağlamanın tınılarıyla tanıştırmıştır.
Çiftçiliğin yanı sıra bahçe işleriyle de meşgul olan Aşık Veysel, köydeki ilk meyve ağaçlarını yetiştirerek köylülerine örnek olmuştur. 1950‘den sonra ünü tüm Türkiye’ye yayılan usta ozan için 13 Mayıs 1952 tarihinde büyük bir jübile düzenlenmiştir. Halkın hınca hınç doldurduğu bu özel gecede, Ahmet Kutsi Tecer, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eflatun Cem Güney ve Behçet Kemal Çağlar gibi önemli isimler birer konuşma yapmıştır.
Sanatçı Kimliği ve Mirası
Şiirlerinde insan sevgisi, hoşgörü ve milli birlik temalarını işleyen Aşık Veysel, “Kürt’ü Türk’ü ne Çerkez’i/Hep Adem’in oğlu kızı” dizeleriyle kardeşlik mesajını güçlü bir şekilde vurgulamıştır. Yunus Emre’den etkilenen ozan, Türk edebiyatının ve saz şiiri geleneğinin büyük ustalarından biri olarak tarihe geçmiştir.
1950‘de senaryosu Bedri Rahmi Eyüboğlu’na ait olan, Metin Erksan’ın yönettiği “Karanlık Dünya” filminin son bölümünde rol almıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, sanatçının ana dile ve milli birliğe yaptığı hizmetlerden dolayı 1965‘te özel bir kanun çıkararak kendisine 500 lira aylık bağlamıştır.
Aşık Veysel, akciğer kanseri nedeniyle 21 Mart 1973 tarihinde doğduğu Sivrialan’da vefat etmiştir. Vasiyeti üzerine cenazesi köyüne defnedilmiştir. Sanatçının evi, Kültür ve Turizm Bakanlığınca müze olarak düzenlenerek anısı yaşatılmaktadır.
Eserlerinde “Veysel”, “Sefil Veysel” ve “Veysel Şatır” mahlaslarını kullanan ozan, biri hariç tüm şiirlerini dörtlükler halinde kaleme almıştır. “Sazımdan Sesler” ve “Dostlar Beni Hatırlasın” adında şiir kitapları bulunan sanatçının tüm eserleri, 1984 yılında “Bütün Şiirleri” kitabında okuyucuyla buluşturulmuştur.
Ozanın eserleri, Türkiye’de birçok sanatçı tarafından yeniden yorumlanmış ve yabancı sanatçıların da ilgisini çekmiştir. Amerikalı elektrogitar virtüözü Joe Satriani, 2008 yılında çıkardığı albümde “Aşık Veysel” adını taşıyan kendi bestelediği enstrümantal bir parçaya yer vermiştir.
Aşık Veysel, 2022 yılında “Vefa” kategorisinde Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülmüştür. Aralık 2022‘de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle, vefatının 50. yılı anısına 2023 yılı Türkiye’de “Aşık Veysel Yılı” olarak ilan edilmiştir. Sanatçının eserleri, geçen yıllara rağmen Türkiye’de farklı kuşaklar tarafından dinlenmeye devam ederken, insan sevgisi, doğa ile k


