Sönmez Trafo’nun 50. kuruluş yıldönümü kapsamında yarım asırlık yolculuğunun paylaşıldığı etkinlikte, Türkiye’nin enerji üretimi ve altyapısındaki rekabetçi karakteri masaya yatırıldı. Küresel büyüklüğü 70 milyar dolara ulaşan transformatör sektöründeki modern trendler ve yenilikçi teknolojiler hakkında uzman görüşlerinin ele alındığı organizasyonda, Sönmez Trafo’nun Dilovası’nda bulunan üretim tesislerine fabrika ziyareti de gerçekleştirildi. Önümüzdeki 10 yıl içinde küresel büyüklüğünün iki katına çıkması beklenen bu dev pazarda, uluslararası ziyaretçilere bir üretim üssü olarak Türkiye’nin güçlü altyapısı tanıtıldı.
“Türkiye trafo sektörü güven veren bir çözüm ortağı”
Sektörün küresel geleceğine dair görüşlerini paylaşan Sönmez Trafo CEO’su Oluş Sönmez, transformatörlerin enerji arz güvenliğindeki kritik rolünü şu sözlerle değerlendirdi:
“Bugün dünya, enerji arz güvenliği ve sürdürülebilirlik ekseninde tarihi bir kırılma noktasından geçiyor. Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat hedefleri ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi regülasyonlar, artık sadece birer kural değil; tüm küresel enerji altyapısının yeni baştan inşa edilmesi için somut talimat niteliği taşıyor. Transformatörler işte bu devasa ekosistemde, elektriği bir noktadan diğerine taşırken onun ‘doğru dille’ konuşmasını sağlayan evrensel birer tercüman görevi görüyor. Önümüzdeki 10 yıl içinde trafo sektöründe küresel büyüklüğün 140 milyar dolar seviyelerine ulaşacak olması, yeşil ve dijital dönüşüm alanındaki girişimlerin bir sonucu olarak gerçekleşecek. Türkiye, sahip olduğu teknolojik adaptasyon yeteneğiyle bu dönüşümde sadece bir üretici değil, güven veren bir çözüm ortağı olmayı sürdürecek. 50 yıl önce başladığı yolculukta Sönmez Trafo da CERN’den İskandinavya’nın en zorlu coğrafyalarına kadar taşıdığı birikimle, bu değişimin tam merkezinde yer almaya devam edecek.”
“Trafolar her iklimde ve en zorlu koşulda bir güven sembolü”
Sektörün yüksek katma değerli üretim vizyonuna dikkat çeken Sönmez Trafo Co-CEO’su Oğuz Sönmez ise, Türkiye’nin bu alandaki rekabetçi gücünü şirketin yarım asırlık mirasıyla harmanladıklarını belirterek şunları kaydetti:
“Enerji ekipmanları sektörü, artık sadece kapasite ve hızla değil, karbon ayak izi düşüklüğü ve verimliliği yüksek çözümlerle de şekilleniyor. Türkiye transformatör sektörü, büyük ölçekli üretimlerde sergilediği maliyet disiplini ve yüksek kalite standardıyla bugün küresel devlerle aynı ligde yer alıyor. Bir zamanlar demiryolu projelerinde sadece bakım ve onarım yapan bir yapıdan, bugün dünya raylarında imzası olan küresel bir oyuncuya dönüşmemiz, Türk sanayiinin ulaştığı noktanın en somut örneğidir. İsviçre merkezli PCS Holding ile 2023 yılında başlayan stratejik ortaklığımız da bu yerli mühendislik dehasına duyulan küresel güvenin bir tescilidir. Biz transformatörü sadece bakır ve çelikten ibaret bir cihaz olarak değil, her iklimde ve en zorlu koşulda bir güven sembolü olarak görüyoruz. 50. yılımızda hedefimiz, dijitalleşme ve Ar-Ge yatırımlarımızla raylı sistemler ve özel projelerdeki küresel öncülüğümüzü daha da pekiştirmek olacak.”
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı
