1. Haberler
  2. Dünya
  3. Ortadoğu
  4. ‘Kutsal Kabir Kilisesi’ne giriş yasağı ve Mescid-i Aksa ablukası, Kudüs’ü Yahudileştirme zincirin halkalarıdır’

‘Kutsal Kabir Kilisesi’ne giriş yasağı ve Mescid-i Aksa ablukası, Kudüs’ü Yahudileştirme zincirin halkalarıdır’

Kudüs Valisi’nin Danışmanı Al-Rifai, Latin Patriği'nin Kutsal Kabir Kilisesi'ne girişinin yasaklanmasının ve Mescid-i Aksa'nın abluka altına alınmasının, Kudüs'ü Yahudileştirme sürecinde aynı zincirin birer halkası olduğunu belirtti.

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kudüs Valisi’nin Danışmanı Maruf al-Rifai, Sputnik’e demecinde Latin Patriği’nin Kutsal Kabir Kilisesi’ne girişinin yasaklanmasının ve Mescid-i Aksa’nın abluka altına alınmasının, Kudüs’ü Yahudileştirme sürecinde aynı zincirin birer halkası olduğunu ifade etti.

Al-Rifai, Latin Patriği’nin Kutsal Kabir Kilisesi’ne girişinin yasaklanmasının tehlikeli bir emsal teşkil ettiğini ve dini özgürlüğün açık bir ihlali olduğunu, aynı zamanda planlanan dini etkinliklerin iptaline yol açtığını vurguladı.

İsrail, bu savaşın başından beri Kudüs’teki kutsal yerler üzerinde egemenlik kurmuş ve tam kontrol sahibi olmuştur. Mescid-i Aksa’da yaşananlar (mübarek Ramazan ayında ibadetin engellenmesi ve camiye girişin yasaklanması) bu politikanın bir göstergesidir. Cami son 10 gündür kapalıydı ve ne Bayram Namazı ne de Kadir Gecesi orada kılınamadı.

Yetkili ayrıca, işgalci hükümetin mevcut bölgesel durumu ve İran ile savaşı yeni gerçeklikler dayatmak ve Kudüs’teki kutsal yerleri yöneten Ürdün Vakfı’nın işlevlerini devralmak için kullandığını dile getirdi. Kudüs sakinlerinin korkularını söyleyen Al-Rifai, savaş bittikten sonra da kontrol ve yönetimin devam edeceğini ve işgalci polisin kutsal yerlerin açılış ve kapanış konularında Vakfın yerini alacağını vurguladı.

Al-Rifai, işgalci hükümetin dini özgürlükle ilgili tüm iddialarının yalan ve halkın dikkatini dağıtma girişimi olduğunu vurguladı, kanıtının ise Batı Şeria sakinlerinin Kudüs’e girişinin sürekli olarak yasaklanması, girişine izin verilenlere ise yaş sınırlamaları, manyetik kart zorunluluğu, özel izinler ve giriş-çıkışta parmak izi alınması gibi neredeyse imkansız koşulların dayatılması olduğunu belirtti.

“Şehre giriş yollarındaki 80’nin üzerinde kontrol noktası, Kudüs ve Batı Şeria sakinlerinin hareketini kısıtlıyor ve Kudüs’ün Yahudileştirilmesi ve tarihi Arap-İslam ve Hristiyan kimliğinin yok edilmesi için bir araç görevi görüyor” diyen yetkili İsrail’in, birleşik Kudüs’ü işgalin başkenti olarak göstermeye ve yüzyıllardır süregelen dini kimliğini silmeye çalıştığının altını çizdi.

Kutsal mekanların özellikle 7 Ekim’den beri sistematik olarak saldırıya uğradığına dikkat çeken danışman uluslararası toplumu, İslam dünyasını ve Hristiyan topluluğunu acil eyleme çağırdı, uluslararası kararların Kudüs’ü işgal altında olarak tanıdığını, işgalcilerin ise Kudüs üzerinde egemenliğinin olmadığını vurguladı.

Al-Rifai, Vakfın yetkisinin gasp edilmesinin ve Mescid-i Aksa’nın çevresindeki sokaklarda ve alanlarda namaz kılınmasının yasaklanmasının tehlikesine dikkat çekerek, bu tür önlemlerin sömürgeci örgütlerin Mescid-i Aksa ile ilgili emellerine ulaşmalarının yolunu açtığını, bu durumun Filistin, Ürdün ve Arap ülkeleri tarafından acil diplomatik eylem gerektirdiğini vurguladı.

© Sputnik

‘Kutsal Kabir Kilisesi’ne giriş yasağı ve Mescid-i Aksa ablukası, Kudüs’ü Yahudileştirme zincirin halkalarıdır’
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Son Odak ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

ODAK AI ile Haber Hakkında Sohbet

ODAK AI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir

Bizi Takip Edin