1. Haberler
  2. Uncategorized
  3. Nil’den Fırat’a Restleşme! Doğu Akdeniz’de ittifak satrancı

Nil’den Fırat’a Restleşme! Doğu Akdeniz’de ittifak satrancı

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Huckabee ve Netanyahu’dan gelen açıklamalar, Orta Doğu’da zaten kırılgan olan dengeleri yeniden sarstı. Nil’den Fırat’a uzanan Siyonist söylemler ve Akdeniz merkezli yeni ittifak arayışları, bölgesel güç bloklarının daha net biçimde saflaşmasına yol açıyor. Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan hattında şekillenen denge arayışı; İsrail-Hindistan ekseni ve Çin faktörüyle birlikte çok katmanlı bir jeopolitik tablo ortaya çıkarıyor.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş, yalnızca kara ve hava sahasında değil, Doğu Akdeniz’den Basra Körfezi’ne uzanan geniş bir jeopolitik hattı doğrudan etkileyen çok katmanlı bir krize dönüştü. Çatışmanın hemen öncesinde ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin “Tevrat’a göre Nil’den Fırat’a uzanan topraklar İsrail’e aittir” sözleri ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Akdeniz merkezli geniş kapsamlı ittifak vizyonu, Türkiye başta olmak üzere bölge başkentlerinde sert tepkiyle karşılanmıştı. Doğu Akdeniz’de; İsrail, Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi, Birleşik Arap Emirlikleri ve Hindistan’dan oluşması beklenen yeni eksen arayışları, yeni çatışma riskleri barındırırken, Orta Doğu’daki dengeleri altüst etmiş durumda. Analistlere göre Doğu Akdeniz’i de içine alan, enerji hatlarından deniz hakimiyetine, ittifaklardan ticaret koridorlarına kadar uzanan geniş bir güç mücadelesi. Bu nedenle gözler, oluşan çok katmanlı cepheleşmenin nasıl şekilleneceğine ve bölgesel güç dengelerinin hangi yönde evrileceğine çevrilmiş durumda.

YENİ GÜÇ MERKEZİ

Orta Doğu, Afrika, Avrasya eksenli yeni paradigmayı yorumlayan Stratejist ve İstihbarat Uzmanı Prof. Dr. Sait Yılmaz ise, 2020 yılındaki Karabağ Savaşı’ndan bu yana Türkiye, Azerbaycan, Pakistan üçlüsü arasındaki ittifakın yakın zamanda Somali ve Libya’ya uzandığına değindi. “İkinci eksende ise Afrika-Avrasya boyutu var. Çin’den Pakistan’a oradan Türkiye’ye gelecek Çin Ekonomik Koridoru bekleniyor” diyen Prof. Dr. Yılmaz’ın bölgesel denklemdeki yeni oluşumları şöyle anlattı: “Ortadoğu’da Suudi Arabistan, Pakistan, Türkiye ve Mısır dörtlüsü, ABD’nin İran operasyonu sonrasına hazırlık yapıyorlar. İttifak olarak bir güç merkezi oluşturmaktan öte denge kurabilmek peşindeler. Suudi Arabistan ve Mısır ikilisi; Sudan, Somali gibi bölgelerde İsrail-Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) birlikteliğini hedef alırken, Pakistan Hindistan’a karşı bu ittifakı geliştiriyor.”

ÜÇLÜ ASKERİ İTTİFAK

“Mısır, Nil’in su sorunu nedeniyle Etiyopya ile yaşadığı soruna Sudan’dan gelen göçmen sorununu da ekledi. Kahire, BAE-İsrail destekli Hızlı Destek Kuvvetleri’ne malzeme taşıyan konvoyu Libya’da havadan vurmak zorunda kaldı. Mısır’ın bu nedenle Libya’nın doğusundaki Hafter yönetimiyle de arası bozulmuş durumda. Öte yandan Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki Ortak Stratejik Savunma Anlaşması, taraflardan birine yapılan saldırıyı diğerine de yapılmış kabul ederken otomatik askeri karşı koyma nükleer boyutu da kapsıyor. Buradaki asıl neden ABD-İsrail projeksiyonlarının öngörülemezliği.”

TÜRKİYE’NİN GÜCÜ TSK

“İsrail’in Eylül 2025’de Katar’ı vurmasına ABD’nin koruma sağlamaması Suudi Arabistan’ı tetikledi. Pakistan ise Afganistan sınırı ile başı belada ve ABD’nin Belucistan’daki ayrılıkçılara desteği de dahil uğursuz istihbarat operasyonları ile karşı karşıya. ABD, Pakistan’ı Çin’den uzaklaştırmak istiyor. Pakistan, nükleer gücü ve iyi eğitilmiş ordusu; Suudi Arabistan para ve siyasi ağırlığı; Türkiye ise savunma sanayi ve harekat tecrübesi olan ordusu ile ittifak içinde öne çıkıyor. Türkiye’nin ayak izlerini takip eden Pakistan, Somali ile bir savunma anlaşması da yaptı.”

KÖPRÜ TÜRKİYE

“Batının, Çin dostu Pakistan yerine Hindistan’ı tercih edeceği kesin” diyen Prof. Dr. Yılmaz, uyarılarının devamında ise şöyle konuştu: “Pakistan, 2024 yılında silah ihtiyacının yüzde 81’ini Çin’den sağladı. Çin özel askeri şirketleri Yol-Kuşak Projesi tesislerini korumak için Pakistan içinde çalışıyor ve istihbarat üssü kuruyorlar. Pakistan ise Türkiye üzerinden Batılı savunma pazarına ulaşmayı amaçlıyor. “

YENİ GÜÇ MERKEZİ

Orta Doğu, Afrika, Avrasya eksenli yeni paradigmayı yorumlayan Stratejist ve İstihbarat Uzmanı Prof. Dr. Sait Yılmaz ise, 2020 yılındaki Karabağ Savaşı’ndan bu yana Türkiye, Azerbaycan, Pakistan üçlüsü arasındaki ittifakın yakın zamanda Somali ve Libya’ya uzandığına değindi. “İkinci eksende ise Afrika-Avrasya boyutu var. Çin’den Pakistan’a oradan Türkiye’ye gelecek Çin Ekonomik Koridoru bekleniyor” diyen Prof. Dr. Yılmaz’ın bölgesel denklemdeki yeni oluşumları şöyle anlattı: “Ortadoğu’da Suudi Arabistan, Pakistan, Türkiye ve Mısır dörtlüsü, ABD’nin İran operasyonu sonrasına hazırlık yapıyorlar. İttifak olarak bir güç merkezi oluşturmaktan öte denge kurabilmek peşindeler. Suudi Arabistan ve Mısır ikilisi; Sudan, Somali gibi bölgelerde İsrail-Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) birlikteliğini hedef alırken, Pakistan Hindistan’a karşı bu ittifakı geliştiriyor.”

ÜÇLÜ ASKERİ İTTİFAK

“Mısır, Nil’in su sorunu nedeniyle Etiyopya ile yaşadığı soruna Sudan’dan gelen göçmen sorununu da ekledi. Kahire, BAE-İsrail destekli Hızlı Destek Kuvvetleri’ne malzeme taşıyan konvoyu Libya’da havadan vurmak zorunda kaldı. Mısır’ın bu nedenle Libya’nın doğusundaki Hafter yönetimiyle de arası bozulmuş durumda. Öte yandan Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki Ortak Stratejik Savunma Anlaşması, taraflardan birine yapılan saldırıyı diğerine de yapılmış kabul ederken otomatik askeri karşı koyma nükleer boyutu da kapsıyor. Buradaki asıl neden ABD-İsrail projeksiyonlarının öngörülemezliği.”

TÜRKİYE’NİN GÜCÜ TSK

“İsrail’in Eylül 2025’de Katar’ı vurmasına ABD’nin koruma sağlamaması Suudi Arabistan’ı tetikledi. Pakistan ise Afganistan sınırı ile başı belada ve ABD’nin Belucistan’daki ayrılıkçılara desteği de dahil uğursuz istihbarat operasyonları ile karşı karşıya. ABD, Pakistan’ı Çin’den uzaklaştırmak istiyor. Pakistan, nükleer gücü ve iyi eğitilmiş ordusu; Suudi Arabistan para ve siyasi ağırlığı; Türkiye ise savunma sanayi ve harekat tecrübesi olan ordusu ile ittifak içinde öne çıkıyor. Türkiye’nin ayak izlerini takip eden Pakistan, Somali ile bir savunma anlaşması da yaptı.”

KÖPRÜ TÜRKİYE

“Batının, Çin dostu Pakistan yerine Hindistan’ı tercih edeceği kesin” diyen Prof. Dr. Yılmaz, uyarılarının devamında ise şöyle konuştu: “Pakistan, 2024 yılında silah ihtiyacının yüzde 81’ini Çin’den sağladı. Çin özel askeri şirketleri Yol-Kuşak Projesi tesislerini korumak için Pakistan içinde çalışıyor ve istihbarat üssü kuruyorlar. Pakistan ise Türkiye üzerinden Batılı savunma pazarına ulaşmayı amaçlıyor. “

Nil’den Fırat’a Restleşme! Doğu Akdeniz’de ittifak satrancı
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Son Odak ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

ODAK AI ile Haber Hakkında Sohbet

ODAK AI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir

Bizi Takip Edin