Türkiye’nin yakın tarihindeki en kritik dönüm noktalarından biri olan 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü, Selçuk Efes Kent Belleği’nde özel bir etkinlikle anıldı. “18 Mart’ın Anlamı ve Günümüz” başlığı altında düzenlenen bu etkinlikte, zaferin derinlemesine anlamı ve bugüne yansımaları kapsamlı bir şekilde ele alındı.
ÇANAKKALE (İGFA) – Etkinliğin önemli konuşmacısı, Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Öğretim Görevlisi Dr. Mustafa Özdemir, Çanakkale Zaferi’nin yalnızca bir askeri başarıdan öte, tarihin seyrini değiştiren ve Ulusal Kurtuluş Mücadelesi’nin yolunu açan temel bir olay olduğunu vurguladı.
Zaferin Tarihsel Önemi ve Küresel Etkileri
Dr. Özdemir, tarihi olayların tekerrür etmesinin, gelişmiş ülkelerin sömürgeci yaklaşımlarını sürdürmelerinden kaynaklandığını belirtti. Birinci Dünya Savaşı sonrasında hiçbir toplumun eskisi gibi kalmadığının altını çizen Özdemir, Osmanlı Devleti’nin doğrudan kendi çıkarlarıyla örtüşmeyen bir savaşın içerisinde bulunduğunu anımsattı. Özdemir, bu dönemi şu sözlerle özetledi:
“Biz bu savaşa varlığımızı ve bağımsızlığımızı korumak için girdik ve büyük bir kahramanlık örneği sergiledik.”
Milli Mücadele Ruhu Çanakkale’de Nasıl Doğdu?
Çanakkale Zaferi’nin Türk milleti için büyük bir onur ve gurur kaynağı olduğunu dile getiren Özdemir, o zamana dek Batı dünyası tarafından küçümsenen bir toplumun, güçlü donanmalara sahip devletlere karşı beklenmedik ve destansı bir direniş gösterdiğini ifade etti. Bu direnişin, sadece savaşın süresini uzatmakla kalmadığını, aynı zamanda dünya siyasetinde önemli kırılmalar meydana getirdiğini belirtti. Özdemir’e göre, Çanakkale şu kritik sonuçlara yol açtı:
- Savaşın süresini uzattı.
- Dünya siyasetinde önemli kırılmalara yol açtı.
- Mustafa Kemal Atatürk’ün tanınmasını sağladı.
- Milli Mücadele liderliğinin önünü açtı.
Özdemir ayrıca, Çanakkale’de filizlenen bilincin Milli Mücadele’nin temelini oluşturduğunu ve bu direnişin yalnızca Türk milletine değil, aynı zamanda ezilen diğer uluslara da ilham verdiğini vurguladı.
“Çanakkale Geçilmez” Ruhu Neden Yaşatılmalı?
Savaşın günümüzdeki algısı ve Çanakkale ruhunun yeterince yaşatılamadığı konusuna değinen Dr. Mustafa Özdemir, bu kutsal ruhun önemini şu ifadelerle açıkladı:
“Çanakkale Geçilmez ifadesinin ne anlama geldiğini iyi kavramamız gerekiyor.”
Denizcilik geleneğinden çarpıcı bir örnek veren Özdemir, İstanbul ve Çanakkale boğazları arasındaki farkı şöyle ortaya koydu:
“İstanbul Boğazı’ndan geçen bir geminin seyir defterine ‘Boğaz geçildi’ diye yazılır. Ancak Çanakkale Boğazı’ndan geçerken ‘Şehitlik anıtı selamlandı’ ifadesi yer alır. Çünkü Çanakkale için ‘geçildi’ denmez; Çanakkale geçilmez.”
Etkinlik, Dr. Mustafa Özdemir’in dinleyicilerin sorularını yanıtlamasının ardından sona erdi.




