Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te, 20 Aralık 2025 tarihinde düzenlenen 1. Balkan Türk Toplumu Buluşması’nın ardından hazırlanan sonuç bildirgesi kamuoyuyla paylaşıldı. Bu önemli belge, Balkan Türklerinin artık sadece geçmişin emanetçisi değil, bölgenin geleceğini aktif olarak şekillendiren kurucu bir aktör olma vizyonunu ortaya koyuyor. İHH İnsani Yardım Vakfı ve Balkan Çalışmaları Merkezi iş birliğinde gerçekleştirilen çalıştayda, TBMM 29. Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, İHH Mütevelli Heyeti Üyesi Osman Atalay’ın yanı sıra 44 kanaat önderi, siyasetçi ve akademisyen değerli görüşlerini sundu.
Ne Hedefleniyor?
Balkan Türk toplumu, yayınlanan bu bildirge ile kendisini sadece “mazinin bir mirası” olarak tanımlamayı geride bırakarak, bölgenin istikbalini belirleyen “kurucu bir güç” olarak konumlandırmayı amaçlıyor.
Nasıl Bir Dönüşüm Öngörülüyor?
Bildirgede, bugüne dek sürdürülen farkındalık çalışmalarının önemi kabul edilmekle beraber, artık sadece teorik teşhislerin ötesine geçerek “90 günlük eylem planları” ve “performans göstergeleri”ne dayalı somut adımların atılacağı yeni bir sürecin başladığına dikkat çekildi. Raporda öne çıkan başlıklar, stratejik bir dönüşümün ana hatlarını çizdi.
Yaklaşım Değişikliği: Geçmişten Geleceğe
| Eski Yaklaşım | Yeni Vizyon |
|---|---|
| Geçmişin Emanetçisi Olmak | Bölgenin Kurucu Gücü Olmak |
| Farkındalık Çalışmaları Yapmak | 90 Günlük Eylem Planları ve Performans Göstergeleri Belirlemek |
| Yardım Bekleyen Model | Üretim ve Beceri Odaklı Ekonomi (Kadın Kooperatifleri, Mikro-finans) |
Bildirgeden Öne Çıkan Başlıklar
- Hukuki Güvence ve Eşit Yurttaşlık: Hak ihlallerine karşı “Balkanlar Hukuki Okuryazarlık ve Hak Destek Ağı” kurulması ve genç hukukçulara mentorluk desteği sağlanması kararı alındı.
- Yardım Yerine Üretim Odaklı Ekonomi: Toplumun güçlenmesi için, “yardım bekleyen” pasif model yerine, kadın kooperatifleri ve mikro-finans destekli, “üretim ve beceri odaklı” yeni bir ekonomik geçiş dönemi ilan edildi.
- Dil Projeleri: Türkçe eğitimin kalitesini artırmak amacıyla öğretmen kadrolarının desteklenmesi ve Türk öğrencilerin kamu sınavlarında herhangi bir dezavantaj yaşamaması için kapsamlı dil projelerinin geliştirilmesi talep edildi.
- Vatandaşlık ve Sağlık: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının bir “güvence mekanizması” olarak algılanması gerektiği vurgulanarak, sistematik vatandaşlık modelleri ve sağlık hizmetlerinden daha kolay yararlanma imkanları üzerinde duruldu.
Kritik Uyarı: Dini Hizmetlerde Yerel Hassasiyet
Bildirgenin en kritik maddelerinden biri, dini hizmetlerin icrasına ilişkin bölüme ayrıldı. Raporda, dini faaliyetler ile örgütsel aidiyet arasındaki sınırların net bir şekilde belirlenmesinin önemi vurgulanırken, Türkiye kaynaklı bazı yapıların zaman zaman yerel duyarlılıklarla çelişen yaklaşımlar sergilediği açıkça ifade edildi. Ayrıca, 2013’ten bu yana ilahiyat eğitimi almak üzere öğrenci gönderilmemesinin yol açacağı nitelikli insan kaynağı krizine karşı acil eylem çağrısı yapıldı.
Yeni Kurumsal Yapılanma: Sekretarya
Buluşmanın en somut sonuçlarından biri, sürecin etkin takibini sağlamak üzere bir Sekretarya oluşturulması kararı oldu. Bu Sekretarya, yılda en az iki defa toplanarak eğitim, kültür, ekonomi ve siyaset gibi alanlarda özel çalışma grupları kuracak ve üç ile altı aylık dönemleri kapsayan ilerleme raporları hazırlayacak.
“Ben” Yerine “Biz” Bilinci
Bildirgenin sonuç kısmında, Balkan Türk toplumunun sadece mazinin bir mirasçısı olmakla kalmayıp, aynı zamanda bölgenin temel kurucu unsurlarından biri olduğu güçlü bir şekilde vurgulandı. Metinde şu ifadeler dikkat çekti: “Ben merkezli yaklaşımdan biz bilincine geçiş sağlanmadan kalıcı başarı mümkün değildir. Bu buluşma, somut çıktılar üretme iradesinin ortaya konduğu bir başlangıç noktasıdır”.
Yayınlanan bu sonuç bildirgesiyle, Balkanlardaki Türk varlığının kültürel kimliğini muhafaza ederek, yaşadıkları ülkelerin geleceğinde daha etkin ve belirleyici bir rol oynaması hedeflendi.




